|
Tweet |
Kars Milletvekili Adem Çalkın, başörtülü bir öğretmenin yaşadığı mağduriyet sonrası kendisine uygulanan disiplin cezasına sert tepki gösterdi. Çalkın, yaşananların yalnızca bireysel bir uygulama olmadığını, aksine Türkiye’nin geçmişte büyük bedeller ödediği ayrımcı zihniyetin farklı bir biçimde yeniden sahneye çıkarılmak istendiğini ifade etti.
Yaptığı yazılı açıklamada, öğretmenin şikâyetçi olması nedeniyle cezalandırılmasının hukuk ve adalet anlayışıyla bağdaşmadığını belirten Çalkın, bu yaklaşımın eğitim camiasında ciddi bir tedirginlik oluşturduğunu vurguladı. Çalkın, özellikle başörtülü kadınların geçmişte sistematik baskılara maruz kaldığını hatırlatarak, bugün benzer reflekslerin yeniden ortaya çıkmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin artık 28 Şubat sürecinin karanlık uygulamalarını geride bıraktığını belirten Adem Çalkın, o dönemde başörtülü öğretmenlerin, öğrencilerin ve kamu çalışanlarının sistematik şekilde dışlandığını, sindirildiğini ve mesleklerinden uzaklaştırıldığını hatırlattı. Çalkın, “O günlerin acı hatıraları hâlâ hafızalardayken, bugün benzer uygulamaların farklı isimler ve gerekçelerle yeniden gündeme gelmesi toplumu yaralar” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında yaşanan olayın arka planının mutlaka sorgulanması gerektiğini vurgulayan Çalkın, kamuoyunun cevap beklediği bir dizi soruyu da gündeme taşıdı. Çalkın, “Bir siyasi partiden aday adayı olmak kişiye dokunulmazlık mı kazandırıyor? Bir sendikanın yöneticisi olmak hesap vermemeyi mi garanti altına alıyor? Okullarda açık ya da örtülü siyasi propaganda yapılmasına göz mü yumuluyor?” sorularını yöneltti.
Bu soruların cevapsız bırakılmasının adalet duygusunu zedeleyeceğini ifade eden Çalkın, özellikle eğitim kurumlarının siyasi çekişmelerin alanı hâline getirilmesinin en büyük zararı öğrencilere ve öğretmenlere verdiğini belirtti.
Adem Çalkın, bir öğretmenin yaşadığı bir haksızlığı dile getirmesinin suç gibi değerlendirilmesini de sert sözlerle eleştirdi. Hiç kimsenin hakkını aradığı için cezalandırılamayacağını vurgulayan Çalkın, “Asıl sorgulanması gereken, baskı kuran, ayrımcı tutum sergileyen ve eğitim ortamını zehirleyen anlayıştır” dedi.
Başörtülü bir öğretmenin hâlâ bedel ödemeye zorlanmasının Türkiye’nin demokratik kazanımlarıyla bağdaşmadığını ifade eden Çalkın, bu tür uygulamaların toplumda kutuplaşmayı derinleştirdiğine dikkat çekti.
Açıklamasının sonunda net ve kararlı mesajlar veren Adem Çalkın, mağdur edilen öğretmenin sahipsiz olmadığını vurguladı. Çalkın, “Bu ülkede hiç kimse inancı nedeniyle baskı göremez. Hiç kimse şikâyet ettiği için cezalandırılamaz. Öğretmenimiz yalnız değildir” dedi.
Çalkın ayrıca, söz konusu olayın takipçisi olacağını, hukuki ve idari süreçlerin sonuna kadar izleneceğini ve benzer zihniyetlerle kararlılıkla mücadele edeceklerini kamuoyuna açık şekilde ilan etti.